TÜKENMİŞLİK SENDROMU Modern Hayatın Sessiz Salgını

Tükenmişlik sendromu, psikolog Herbert Freudenberger tarafından 1974 yılında ilk kez literatüre kazandırılmış bir kavramdır. Freudenberger, uzun süre yoğun biçimde çalışan bireylerde gözlemlediği enerji kaybını, motivasyon düşüklüğünü ve duygusal boşalmayı tanımlamak için "burnout" terimini kullandı

M
müge ertürk berber
12 Feb 2026
17 görüntülenme
9 dk okuma
TÜKENMİŞLİK SENDROMU  Modern Hayatın Sessiz Salgını

Her sabah kalktığınızda yorgunluk hissiyle uyanıyor, işe gitmek için kendinizi zorluyor, bir zamanlar sevdiğiniz aktivitelere artık ilgi duymuyorsanız... Bu belirtiler sıradan bir yorgunluktan çok daha derin bir soruna işaret ediyor olabilir: Tükenmişlik sendromu.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2019 yılında tükenmişliği resmi olarak "kronik iş yeri stresi sonucu oluşan bir sendrom" olarak tanımlamış ve Uluslararası Hastalık Sınıflandırması'na (ICD-11) eklemiştir. Bu, milyonlarca insanın yaşadığı bu deneyimin artık tıbbi dünyada ciddiye alındığının önemli bir göstergesidir.

1. Tükenmişlik Nedir?

Tükenmişlik sendromu, psikolog Herbert Freudenberger tarafından 1974 yılında ilk kez literatüre kazandırılmış bir kavramdır. Freudenberger, uzun süre yoğun biçimde çalışan bireylerde gözlemlediği enerji kaybını, motivasyon düşüklüğünü ve duygusal boşalmayı tanımlamak için "burnout" terimini kullandı. Sosyal psikolog Christina Maslach ise bu kavramı sistematik bir çerçeveye oturtarak üç temel boyut belirledi:

– Duygusal tükenme: Tüm duygusal kaynaklarınızın bittiğini hissetmek

– Duyarsızlaşma (depersonalizasyon): Çevrenizdekilere ve işinize karşı mesafeli, soğuk ya da sinik bir tutum geliştirmek

– Kişisel başarı duygusunun azalması: Kendinizi yetersiz ve etkisiz hissetmek Tükenmişlik yalnızca "çok çalışmak" değildir. Bir hastalık değil; ancak ciddi ruhsal ve fiziksel sağlık sorunlarına zemin hazırlayan bir durumdur. Kişi bu noktaya genellikle yavaş yavaş, uzun bir süreç içinde ulaşır.

2. Tükenmişlik ile Stresi Birbirinden Ayırt Etmek

Pek çok kişi tükenmişlikle sıradan stresi karıştırır. Oysa aralarında temel bir fark bulunur: Stres

• Aşırı baskı hissi

• Duygular hâlâ yoğun

• "Sadece bitirmem gerekiyor" düşüncesi

• Acil çözüm arayışı

• Kısa vadeli Tükenmişlik

• Boşluk ve anlamsızlık hissi

• Duygusal uyuşukluk ve kopukluk

• "Ne fark eder ki?" düşüncesi

• Umursamazlık ve çaresizlik

• Uzun süreli birikim sonucu Stres "fazla var" demek, tükenmişlik ise "hiçbir şey kalmamış" demektir.

Bu ayrımı yapmak, doğru destek almak açısından kritik önem taşır.

3. Belirtiler: Kendinizi Tanıyın 

Duygusal Belirtiler 

– Süregelen tükenme ve yorgunluk hissi, uyku sonrasında bile geçmeyen bir bitkinlik

– Sinizmde artış ve her şeye karşı alaycı bir tutum geliştirmek

– Başarısızlık duygusu ve yetersizlik

– İzolasyon isteği ve sosyal çevreden uzaklaşma

– Daha önce anlam verdiğiniz şeylere karşı kayıtsızlık

Fiziksel Belirtiler

– Kronik baş ağrıları ve kas gerginliği

– Sık sık hastalanma (bağışıklık sisteminin zayıflaması)

– Uyku bozuklukları: hem uykuya dalamama hem de çok uyuma

– İştah değişiklikleri

– Mide-bağırsak sorunları Davranışsal Belirtiler

– Sorumluluklardan kaçınma ve erteleme

– İşe geç gitme, erken ayrılma ya da hiç gidememe

– Alkolü, yiyeceği veya diğer uyarıcıları başa çıkma aracı olarak kullanma

– Aileden ve arkadaşlardan uzaklaşma

Ne Zaman Uzman Desteği Almalısınız?

✓ Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa

✓ Günlük işlevinizi yerine getiremiyorsanız

✓ Kendinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız

✓ İşi, ilişkileri ya da sosyal hayatı tamamen bıraktıysanız

✓ Ciddi fiziksel semptomlar ortaya çıktıysa

4. Neden Bu Kadar Yaygın?

Tükenmişlik, günümüz dünyasında neredeyse salgın boyutuna ulaştı.

Peki bunun arkasındaki nedenler nelerdir?

Sürekli Bağlantılı Olma Kültürü

Akıllı telefonlar ve anlık mesajlaşma uygulamaları, iş ile özel hayat arasındaki sınırları fiilen ortadan kaldırdı. "7/24 ulaşılabilir olma" baskısı, zihnin hiçbir zaman gerçek anlamda dinlenememesine yol açıyor.

Mükemmeliyetçilik ve Başarı Baskısı 

Sosyal medyanın şekillendirdiği "en iyi versiyonunu sun" kültürü, insanları sürekli karşılaştırma tuzağına düşürüyor. Gerçekçi olmayan beklentiler, hiçbir zaman yeterince iyi hissedememeye yol açıyor.

Anlam Eksikliği

Araştırmalar, yalnızca aşırı çalışmanın değil, yapılan işin anlamsız hissettirmesinin tükenmişliği tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Değerleriyle örtüşmeyen bir işte çalışmak, kişiyi çok hızlı tüketir.

Kontrol Eksikliği

Kendi kararlarını alamama, iş süreçleri üzerinde söz sahibi olamama ve sürekli başkalarının beklentilerine göre hareket etmek de tükenmişliğin temel tetikleyicilerinden biridir.

5. Tükenmişlikle Başa Çıkma Yolları

Kısa Vadede: İlk Adımlar

Kendinizin farkına varmanız, iyileşmenin en kritik ilk adımıdır. Tükenmişliği kabullenmek, zayıflık değil; aksine büyük bir öz farkındalık işaretidir. 

– Durun ve durumu adlandırın: "Ben tükenmiş hissediyorum" diyebilmek – Acil yük azaltımı: Yapabileceklerinizi ve yapamayacaklarınızı netleştirin.

– Temel ihtiyaçları karşılayın: Uyku, beslenme ve hareket önceliğiniz olsun.

– Dijital detoks: Günde en az birkaç saatini ekransız geçirin.

Orta Vadede: Sınır Koymak

Tükenmişliği besleyen en önemli etkenlerden biri sağlıklı sınırların yokluğudur. "Hayır" diyebilmeyi öğrenmek, hem bir beceri hem de kendinize duyduğunuz saygının göstergesidir.

– İş saatlerini belirleyin ve bunlara sadık kalın.

– Talepleri önceliklendirin ve hepsine evet demekten kaçının.

– Sosyal ve duygusal desteği arayın; yükünüzü paylaşın.

– Zevk aldığınız aktivitelere kasıtlı olarak zaman ayırın.

Uzun Vadede: Yaşam Tarzı Değişikliği

Gerçek iyileşme, köklü bir bakış açısı değişikliğini gerektirir. Bu sadece "daha az çalışmak" değil; yaşamınıza anlam ve denge kazandırmakla ilgilidir.

– Değerlerinizi netleştirin: Neyin gerçekten önemli olduğunu keşfedin.

– Profesyonel destek alın: Psikolog veya terapist ile çalışmak iyileşmeyi hızlandırır.

– Mindfulness ve stres yönetimi pratiği edinin.

– İş hayatınızı, değerlerinizle ve güçlü yönlerinizle hizalayın.

Bilimsel Kanıt: Uyku ve Tükenmişlik

✓ 7 saatten az uyku, tükenmişlik riskini 3 kat artırmaktadır.

✓ Düzenli uyku saatleri kortizon (stres hormonu) düzeyini dengeler.

✓ Öğleden sonra 15-20 dakikalık kısa uyku, bilişsel performansı artırır.

✓ Ekranı gece 22:00'den itibaren kapatmak uyku kalitesini ciddi ölçüde iyileştirir.

6. İşverenler ve Kurumlar İçin: Bireysel Değil Sistemik

Tükenmişlik yalnızca bireyin başa çıkma kapasitesiyle ilgili değildir. Araştırmalar, tükenmişliğin büyük ölçüde organizasyonel faktörlerden beslendiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle çözüm, yalnızca bireye değil; sisteme yönelik olmalıdır.

– Adil iş yükü dağılımını sağlamak.

– Çalışanlara özerklik ve karar alma yetkisi tanımak.

– Psikolojik güvenli bir iş ortamı oluşturmak. 

– Esnek çalışma modellerini desteklemek.

– Gerçek anlamda dinlenmeye teşvik eden bir kültür yaratmak.

Bireysel başa çıkma becerileri önemlidir; ancak hasta bir sistemi iyileştirmek için yalnızca bireyi değiştirmeye çalışmak yeterli değildir.

Sonuç: Kendinize Karşı Nazik Olun

Tükenmişlik, başarısızlığın değil; çok uzun süre çok fazla şey taşımanın sonucudur. "Yeterince güçlü olmadığınız" anlamına gelmez; tersine, insan kapasitesinin sınırlı olduğunu ve bu sınırların dışına çıkmanın bedeli olduğunu hatırlatır. Kendinizi tanımak, sınır koymak, destek istemek ve gerektiğinde durmak; bunlar zayıflık değil, bilgeliğin ve öz saygının en somut göstergeleridir.

Eğer bu makalede anlattıklarımız size tanıdık geldi ise, şunu bilin: Yalnız değilsiniz. Ve en önemlisi, bu durumdan çıkış her zaman mümkündür.

Kaynaklar ve İleri Okuma

• World Health Organization (2019). Burn-out an "occupational phenomenon": International Classification of Diseases.

• Maslach, C. & Leiter, M.P. (2016). Burnout. Stress: Concepts, Cognition, Emotion, and Behavior.

• Freudenberger, H.J. (1974). Staff Burn-Out. Journal of Social Issues, 30(1), 159-165.

• Leiter, M.P. & Maslach, C. (2000). Preventing Burnout and Building Engagement. Jossey-Bass.

müge ertürk berber

müge ertürk berber

1984 yılında Ankara’da doğan Müge Ertürk Berber, ilkokulu Ankara’da, ortaokul ve liseyi İzmir’de bitirdi. Öğrencilik yıllarından beri felsefe ve psikolojiye ilgi duyan Berber, lisans eğitimini Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladı. Lisans eğitimi devam ederken çeşitli anaokullarında, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve GATA Hastanesi’nde uzun dönem staj yaparak deneyim kazandı. Daha sonra aynı üniversitede psikoloji yüksek lisansını tamamladı.2011’de pedagojik formasyon aldı. Meslek yaşamına özel eğitim alanında başladı, hiperaktivite, down sendromu ve otizm üzerine çalıştı. Daha sonra farklı özel okullarda anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde çalışmalarına devam etti. Farklı kademelerde takım liderliği ve PDR koordinatörlüğü yaptı. Çocuk ve ergenlere uygulanan test eğitimleri verdi. Hakan Türkçapar’dan bilişsel davranışçı terapi eğitimi, Nevin Dölek’ten kısa süreli çözüm odaklı terapi eğitimi, Dr. Byron ve Caron Nortan’dan deneyimsel oyun terapisi eğitimleri, bağımlılık düzey1 eğitimi ve Sedef Baban’dan ICF onaylı NLP eğitimleri (NLP for Teachers ve NLP Practitioner) aldı. 2008 yılından beri birçok alanda seminer ve eğitimlere katıldı. Özel bir şirkette kurum psikoloğu olarak çalışan Berber, insan kaynakları alanında işe alım ve eğitim süreçleri konusunda eğitimler verdi. Aynı zamanda alanda çalışan uzmanlara yönelik uzun yıllar test eğitimleri ve terapi eğitimleri düzenledi. 20 Temmuz 2022 tarihinden beri Mektebim Koleji Genel Müdürlüğü bünyesinde tüm kademeler PDR Koordinatörü olarak görevini sürdürmektedir.

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet