Her başlangıç bir eşiktir.
Her başlangıç bir eşiktir; bir kapı değil, bir aralık. Arkanda bıraktığın oda hâlâ sıcakken, önündeki karanlığa bir adım atarsın. Türkçe bu eşiği hep bir dua ile geçirtir bize: "hayırlı olsun", "Allah mahcup etmesin", besmele. Büyüklerimiz boşuna söylemezdi — bir işe başlamak, kendini bilmediğin bir şeye emanet etmektir. Sayı 01'in teması Başlangıç. Çünkü bu dergi de tam şimdi, bu eşikte duruyor. Bu ay "temiz bir sayfa açmanın" neden bir yalan olduğunu, başlamanın neden bitirmekten daha çok cesaret istediğini ve kültürümüzün başlangıçları neden bu kadar çok kelimeyle sardığını konuşacağız. Klinik soğuklukla değil; ama "21 günde yeni bir sen" palavrasıyla da değil. Türkçe düşünen bir psikolojiyle. Hoş geldin. Hayırlı olsun.
"Yeni bir başlangıç" deyince hep beyaz bir sayfa hayal ederiz. Oysa hiçbir başlangıç temiz değildir — ve iyi ki değildir.…
Bu yazıda, terapiye başlamanın beraberinde getirdiği kaygılar, beklentiler ve cesaret ele alınmıştır. İlk seansın, kişinin kendini anlamaya ve iyileşmeye doğru attığı önemli bir adım olduğu vurgulanma…