“Gezmek, sadece mekan değiştirmek değil, insanın kendi ruhunda yeni kapılar açmasıdır. Her yeni şehir, insanın iç dünyasında yıkılmış bir duvarın yeniden örülmesidir.” -Sezai Karakoç
Kendini keşfetmeye çabalamanın, yeni yerlere atılmanın, bilmediğin ve henüz tanımlamasını yapmamış olduğun kültürlerin içerisine bakmanın gerçekten özgürleştirici bir tarafı var. Alışmış olduğun dünyanın gözü, gördüğün tüm özneleri ve sembolleri de aynı pencereden okumanı sağlıyor, bunun dışına çıkmak zorunda olmak veya çıkabilmek gerçek bir deneyim harikası. Deneyimin beyindeki gücü tüm bilgisel istifçiliğin önünde net bir gerçeklik. Bir andan çıkmış olmak, bir anın zorluğunda çözüm üretmeye kalkışmak, ötekilerin kelimelerini algılamaya çalışıyor olmak çok daha kalıcı bir öğrenme barındırıyor, aynı tekrar yaparak, okuyarak öğrenmenin geçici ve zayıf hata yaparak öğrenmenin kalıcı ve çok kapsamlı olması gibi.
“Yolculuk, hayatın aslıdır. Hareket etmeyen su kirlenir; duran insan ise paslanır. Seyahat, insanın kendi potansiyelini keşfetmesi için kainat aynasına bakmasıdır.” — Muhammed İkbal
Zihnini, kendini ve dünyanın farklı katmanlarını -zamanla katmanların katmanlarını- fark etmeye çalışmak en çok seyahat ile gerçekleşiyor. Seyahatin, gezmenin, farklı bir ülkede var olmaya devam etmenin tadı gerçekten diğer ucuz dopamin ve yalancı kişisel gelişimden çok uzak, hakiki bir deneyim.
“Bir şehri tanımak, o şehrin hafızasına ortak olmaktır. Seyahat eden insan, sadece yeni yerler görmez; kendi zamanının dışına çıkarak zenginleşir.”- Ahmed Hamdi Tanpınar
“Seyahat, insanın dar kafalılığını tedavi eden en iyi ilaçtır. Başka milletlerin nasıl yaşadığını, nasıl çalıştığını görmeyen insan, kendi doğrusunu dünyanın tek doğrusu sanır.” — Fatih Rıfkı Atay