Kaygı Bozuklukları

Kaygı Bozuklukları Kaygı ve korku, insanın hayatta kalmasını destekleyen temel duygusal tepkilerdir. Ancak bu duyguların yoğunluğu, süresi ve kişinin işlevselliğini bozacak düzeye ulaşması durumunda kaygı bozukluklarından söz edilir. Çok az kişi yaşamının herhangi bir döneminde hiç kaygı yaşamadan hayatını sürdürmüştür. Bu yazıda, kaygı ve korku arasındaki farklar, kaygının işlevi ve kaygı bozukluklarının klinik çerçevesi ele alınacaktır.

Y
Yağmur Ceren Çakır
01 Feb 2026
39 görüntülenme
6 dk okuma
Kaygı Bozuklukları

Kaygı, olası bir tehdit ya da problemle ilgili olarak geleceğe yönelik endişe ve beklenti durumudur. Korku ise mevcut ve anlık bir tehlikeye karşı verilen duygusal ve fizyolojik tepkidir. Bu açıdan bakıldığında, kaygı daha çok geleceğe, korku ise şu ana yöneliktir.

Klinik uygulamalarda psikologlar, danışanın kaygısının hangi zamansal odağa (şu an mı, gelecek mi) yönelik olduğunu ayırt etmeye çalışırlar. Örneğin, ormanda yürüyen bir kişinin karşısına aniden bir ayı çıkması durumunda yaşanan yoğun bedensel uyarılma, kalp çarpıntısı ve kaçma dürtüsü korkuya örnektir. Buna karşılık, bir üniversite öğrencisinin mezuniyet sonrası iş bulamama ihtimaliyle ilgili sürekli düşünmesi, zihinsel olarak senaryolar üretmesi ve buna bağlı huzursuzluk yaşaması kaygı olarak değerlendirilir.

Her iki durumda da otonom sinir sistemi aktive olur; ancak korku daha ani ve kısa süreliyken, kaygı daha uzun süreli ve bilişsel süreçlerle ilişkilidir. Kaygı ve korku temelde uyum sağlayıcı (adaptif) tepkilerdir. Tehlike anında ortaya çıkan “savaş ya da kaç” tepkisi, kişinin kendini korumasını sağlar. Kaygı ise gelecekte olası riskleri öngörmeye ve hazırlık yapmaya yardımcı olur. Örneğin, sınava girecek bir öğrencinin belirli düzeyde kaygı yaşaması, ders çalışmasını planlamasını ve motivasyonunu artırabilir. Bu düzeyde kaygı işlevseldir ve performansı destekleyici rol oynar. Ancak kaygının aşırı, kontrol edilemez ve orantısız hale gelmesi durumunda işlevselliği bozucu bir nitelik kazanır.

Aşırı kaygı yaşayan bireylerde huzursuzluk, kas gerginliği, çabuk yorulma, dikkat ve odaklanma güçlüğü, uyku problemleri gibi belirtiler sık görülür. Örneğin, sınav kaygısı yaşayan bir öğrencide, kaygı düzeyi çok yükseldiğinde bildiklerini hatırlayamama, sınav sırasında donakalma ve performansın belirgin biçimde düşmesi görülebilir. Bu durumda kaygı artık uyum sağlayıcı değil, zararlı bir hale gelmiştir.

Bazı durumlarda korku ve kaygı iç içe geçebilir. Kişi şu anda gerçek bir tehlike olmamasına rağmen, sanki tehdit varmış gibi yoğun korku yaşayabilir. Bu durum, panik ataklar ya da bazı özgül fobilerde gözlenebilir. Örneğin, asansörde kalma ihtimaliyle ilgili düşünceler, kişi henüz asansöre binmemiş olsa bile yoğun bedensel korku tepkilerine yol açabilir. 

DSM-5’e Göre Kaygı Bozuklukları

DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) kaygı bozukluklarını belirli tanı kategorileri altında sınıflandırmaktadır. DSM-5’e göre başlıca kaygı bozuklukları şunlardır:

1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu

(Generalized Anxiety Disorder – GAD): 

Kişinin en az altı ay boyunca, birçok alanla (iş, okul, sağlık, aile vb.) ilgili aşırı ve kontrol edilmesi zor kaygı ve endişe yaşaması ile karakterizedir. Örnek: Kişinin, belirgin bir neden olmaksızın sürekli olarak “ya kötü bir şey olursa” düşüncesiyle gergin hissetmesi ve bu kaygıyı durduramaması.

2. Panik Bozukluk

Beklenmedik panik atakların tekrarlayıcı biçimde ortaya çıkması ve kişinin yeni ataklar yaşayacağına dair sürekli bir beklenti ve korku içinde olmasıdır. Örnek: Alışveriş merkezinde aniden gelen yoğun çarpıntı, nefes alamama hissi ve “ölüyorum” düşüncesiyle yaşanan panik atağın ardından, kişinin tekrar atak geçirmemek için bu ortamlardan kaçınması.

3. Agorafobi

Kaçmanın zor olabileceği ya da yardım almanın mümkün olmayacağı ortamlarda bulunmaya yönelik belirgin korku ve kaçınma davranışlarıdır. Örnek: Toplu taşıma araçlarına binmekten ya da kalabalık alışveriş merkezlerine gitmekten kaçınmak.

4. Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)

Başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme, eleştirilme ya da küçük düşme korkusu nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınma ya da yoğun kaygı yaşama durumudur. Örnek: Sunum yaparken aşırı titreme, yüz kızarması ve rezil olacağı düşüncesiyle sunumlardan kaçınmak.

5. Özgül Fobi

Belirli bir nesne ya da duruma (örneğin hayvanlar, yükseklik, kan, uçak) karşı orantısız ve yoğun korku yaşanmasıdır. Örnek: Uçakla seyahat etmenin son derece güvenli olduğu bilinmesine rağmen, uçağa binme düşüncesiyle bile yoğun panik yaşamak.

6. Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu

Bağlanılan kişilerden ayrılmaya yönelik aşırı korku ve kaygı yaşanmasıdır. Çocuklukta daha sık görülmekle birlikte yetişkinlerde de tanı konulabilir. Örnek: Eşinin işe gitmesiyle bile yoğun terk edilme korkusu yaşamak.

7. Seçici Konuşmazlık (Selektif Mutizm)

Belirli sosyal ortamlarda (örneğin okulda) konuşamama, ancak diğer ortamlarda (evde) konuşabilme durumudur. Örnek: Evde rahatça konuşan bir çocuğun okulda öğretmeniyle hiç konuşmaması.

8. Madde/İlaç Kaynaklı Anksiyete Bozukluğu ve Başka Bir Tıbbi Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğu

Kaygı belirtilerinin bir madde kullanımı, ilaç yan etkisi ya da tıbbi bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkmasıdır.

Sonuç olarak, kaygı belirli bir düzeyde uyum sağlayıcı ve işlevsel olabilirken, DSM-5 kriterlerine göre tanımlanan kaygı bozukluklarında kaygı düzeyi kişinin akademik, mesleki ve sosyal işlevselliğini belirgin biçimde bozacak düzeye ulaşır. Bu durumlarda psikoterapi (özellikle BDT) ve gerekli durumlarda psikiyatrik değerlendirme, etkili ve bilimsel temelli müdahaleler arasında yer almaktadır.

Yağmur Ceren Çakır

Yağmur Ceren Çakır

Ben Psikolog Yağmur Ceren Çakır. Çocuk ve ergenlerle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımıyla çalışıyorum. Terapi sürecinde; kaygı, duygu düzenleme, davranış sorunları ve özgüven gibi alanlarda çocuk ve ergenlerin ihtiyaçlarına uygun, yapılandırılmış ve bilimsel temelli bir yol izliyorum. Güvenli, destekleyici ve iş birliğine dayalı bir ortamda, hem danışanımı hem de ailesini sürece dahil etmeye önem veriyorum.

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet