Hayata Bakış Açımız ve Mental Esneklik

Bu yazı, aynı olayın farklı duygularla algılandığında düşünce ve davranışlarımızı nasıl değiştirdiğini ele alıyor. Öfke ve üzüntü örneği üzerinden, yaşanan durumdan çok ona yüklediğimiz anlamın belirleyici olduğu vurgulanıyor. Yazının temel amacı, olaylara farklı pencerelerden bakabilmenin yani mental esnekliğin psikolojik dayanıklılık açısından önemine dikkat çekmek.

A
Aykut
Uzman Psikolog
19 Jan 2026
30 görüntülenme
3 dk okuma
Hayata Bakış Açımız ve Mental Esneklik

Sabah işinize gittiniz. Her gün selamlaştığınız, yakın olduğunuzu düşündüğünüz bir arkadaşınıza gülümseyerek “Günaydın!” dediniz. Ancak o, size kötü bir bakış atarak hiçbir şey söylemeden yoluna devam etti. Böyle bir durumda ne hissederdiniz? Büyük ihtimalle aklınıza ilk gelen duygular öfke ya da üzüntü olurdu.

Aslında yaşanan olay tek ve değişmez: Selam verdiniz ve karşılık alamadınız. Fakat bu olay karşısında hissettiğimiz duygu, beraberinde düşüncelerimizi ve nihayetinde davranışlarımızı da şekillendirir. Bu durumda öfke hisseden bir kişinin zihninden “Niye bana böyle sert baktı?”, “Bir şey mi yaptım?”, “Yüz verdiğimiz herkes bu şekilde havalara giriyor” gibi düşünceler geçebilir. Bu düşünceler yoğunlaştıkça kişi ya karşısındakine sert bir şekilde “Noldu, bir problem mi var?” diyerek yaklaşır ya da tamamen geri çekilip o kişiyle konuşmamayı tercih eder. Yani öfke, olaya yönelik daha suçlayıcı ve mesafe koyan bir davranışı beraberinde getirir.

Aynı olay karşısında üzüntü hisseden bir kişinin düşünceleri ise bambaşka bir yönde ilerleyebilir. “Keyfi kaçık gibi görünüyor, acaba bir şey mi oldu?”, “Ailesiyle, arkadaşıyla ya da sevgilisiyle bir sorun yaşamış olabilir mi?” gibi düşünceler kişinin olayı daha bağlamsal ve empatik bir yerden değerlendirmesine imkân tanır. Bu bakış açısıyla hareket eden biri, yakın arkadaşına “Sabah seni biraz kötü gördüm, iyi misin? Konuşmak istersen buradayım.” şeklinde daha destekleyici bir yaklaşım sergileyebilir.

Görüldüğü üzere, tek bir olay karşısında yaşadığımız duygu, düşüncelerimizi; düşüncelerimiz ise davranışlarımızı doğrudan etkileyebiliyor. Öfke, olayı kişisel algılamaya ve savunmaya geçmeye yönlendirirken; üzüntü, anlamaya ve temas kurmaya alan açabiliyor. Buradaki önemli nokta, bir duygunun diğerinden daha iyi ya da daha doğru olması değil. Asıl mesele, yaşanan bir durum karşısında tek bir duyguya ve tek bir bakış açısına sıkışıp kalmadan, alternatif yorumlar üretebilme becerisini geliştirebilmek. Bir olaya farklı bir pencereden bakabilme yeteneği kazandıkça, hayatın getirdiği belirsizlikler ve kişilerarası zorluklar karşısında psikolojik olarak daha esnek ve dayanıklı hale geliriz.

Mental esneklik, yaşadığımız her duyguyu bastırmak değil; o duygunun bize hangi düşünceyi dayattığını fark edebilmek ve gerekirse bu düşünceyi yeniden ele alabilmektir. Tam da bu nedenle, olaylara yüklediğimiz anlamları sorgulayabildiğimiz ölçüde hayata karşı duruşumuz güçlenir.

A

Aykut

Uzman Psikolog

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet